fbpx

Bedenin Bilgeliği: Ağlamak

Gözlerimizin dolduğu, yaşların aktığı o anlar da bedenin bilgeliğiyle bizi desteklediği zamanlardan. Duygusal tetiklenmeye cevaben ağladığımızda bedenimiz hem fizyolojik, hem de psikolojik sağlığımıza destek veren birbirinden önemli süreçlerden geçiyor.

💧 Stres hormonu kortizol seviyemiz düşüyor, iyi-hissetme ve bağlanma hormonu olarak da bilinen oksitosini, bedenin ağrı kesicisi olan endorfinleri salgılıyoruz. Ağlamak bir detoks süreci. Ağladıktan sonra gerginliğimizi atıp, kendimizi bir parça daha iyi hissedebiliyoruz.

💧Hıçkıra hıçkıra ağlamak oksijen seviyesini destekliyor. Ve başlarda nefesimiz çok düzensiz gibi gözükse de süreç boyunca ağlamak nefesimizi düzenliyor.

💧Bir süre ağladıktan, atılması gereken toksinler atılıp, ihtiyacımız olan doğal yatıştırıcılar alındıktan sonra parasempatik sinir sistemimiz aktive oluyor. Sakinleşiyoruz. Dinlenme ve sindirmeye kapı açılıyor.

💧Ve bütün bu süreçler uykuya geçişi de kolaylaştırabiliyor. “Ağlarken uyuyakalmışım” dediğimiz durumları ‘uyuyana kadar ağladım’dan ziyade ‘ağladığım için uyuyabildim’ şeklinde de düşünebiliriz.

💧 Ağlamak = iyi hissetmek demek doğru olmuyor; o kadar basit değil. Ama ağlamak kompleks bir süreç ve bu sürecin sonunda fizyolojik olarak dengemizi (ve belki de ihtiyacımız olan sosyal desteği) bulmamız mümkün oluyor.

🙌 Gözyaşlarımız ülkemizdeki yangınları söndürmeye yetmiyor belki ama içimizdeki yangınları soğutmak için kullanabileceğimiz bir kaynak.

Psk. Dr. Gizem Toska

6.08.2021

Fotoğraf: Instagram @wah_sudha